SEO Dostu Kaliteli İçerik Nasıl Yazılır?

Başarılı bir web sitesi yönetmenin en önemli adımlarından birinin doğru ve kaliteli içerik üretmek olduğunu biliyoruz. İçerik üretmeye başlamadan önce ya da ürettiğiniz içeriklerin kalitesini artırmak amacıyla yaptığınız araştırmalarda neredeyse her mecrada karşınıza “Content is the king” sloganı çıkıyor. Peki her blog yazısı, her eğitim videosu ve her makalede karşımıza çıkan bu slogan bize ne anlatmaya çalışıyor? İçerik bu kadar önemli ise doğru ve kaliteli içerik nasıl yazılır?

Özellikle kendi sayfasında temel içerik (main content) niteliği taşıyan blog yazıları üretirken izlemeniz gereken yol haritası ve dikkat etmeniz gerekenlerden bahsettiğimiz bu yazımızda tüm bu sorulara cevap vermeye çalışacak ve sizlere arama motorlarının dikkatini çekecek SEO dostu içerik hazırlama ile ilgili bilgi vermeye çalışacağız. O halde başlayalım.

Her İşin Başı: Anahtar Kelime Çalışması Nedir?

İçerik üretimi konusunda hangi yazar ya da uzman ile görüşürseniz görüşün alacağınız ilk tavsiye derinlemesine bir anahtar kelime çalışması ile işe başlamanız olacaktır. Zaten anahtar kelime çalışmanız SEO yönetimi sürecinde yalnızca içerik üretiminde değil, site içi ve site dışı SEO yöntemlerinin her aşamasında en önemli yardımcınızdır. Bu yazıda mevzu bahis olan uzun blog içerikleri bir yana, web sitenizde yer alan başlıklardan kısa tanıtım metinlerine kadar her bir içerik için anahtar kelime taraması yapmanız ve taramalarınızı güncel tutmanız gerekir.

Anahtar kelime çalışması en kısa hali ile arama motorlarına girilen sorgu ifadelerinin, sahip oldukları arama hacmi ve rekabet düzeyi verileri baz alınarak karşılaştırılması ve web sayfanız için en uygun anahtar kelime gruplarının elde edilmesi işlemidir. Gerçek kullanıcı davranışları ile elde edilen sonuçları inceleyip, farklı ve ilgili arama kalıplarını değerlendirerek en doğru anahtar kelime gruplarına ulaşarak anahtar kelime çalışmanızı tamamlamış olursunuz.

Neden Anahtar Kelime Çalışması Yapılır?

Hedef okuyucu kitleniz tarafından hiçbir anlam ifade etmeyecek bir konu hakkında yazılmış ve arama hacmi rekabet düzeyiniz ile fazlasıyla uyumsuz anahtar kelimeler üzerinde inşa edilmiş bir içeriğin etkileşim almasını beklemek anlamsızdır. Başlangıçta detaylı bir anahtar kelime çalışması yapmanız, ilgili/ilgisiz anahtar kelime sorgularını ayıklamanız ve rekabet hedefinize uygun arama hacmine sahip terimlere ulaşmanız ise sizi hem internet kullanıcılarının pozisyonuna yaklaştıracak hem de gerçek arama sonuçlarına dokunabilen içerikler oluşturmanıza yardımcı olacaktır.

Google Trendler ve Anahtar Kelime Planlayıcı araçları sizlere hem alt başlık seçiminizde hem de bölgeniz ve hedef kitlenize yönelik olarak seçtiğiniz konuya dair ana anahtar kelimeleriniz ile yan anahtar kelimelerinizi belirlemede yardımcı olan popüler araçlardır.

Anahtar kelime taramasından, anahtar kelime yoğunluğu analizlerine kadar kullanabileceğiniz pek çok faydalı araç hakkında detaylı bilgi almak istiyorsanız izleyen haftalarda yayınlanacak olan “En İyi Ücretli ve Ücretsiz SEO Araçları” blog yazımızı kaçırmayın!

Sınırlarınızı Bilmeniz Önemli

Ana anahtar kelimenizi ve yan anahtar kelimelerinizi belirlemiş olmanız bu kelimeleri anlamsızlaşana kadar tekrarlamanız anlamına gelmiyor. Fazla yoğun ve gereksiz anahtar kelime kullanımı sıralamanızı yükseltmenize değil aksine arama motorlarının gözündeki itibarınızı yitirmenize neden olur. İzleyen bölümlerde de değineceğimiz üzere artık arama motorlarının gerek robot gerek gerçek denetleyiciler ile çok daha doğru ve titiz denetimler yaptığını unutmamalısınız.

Anahtar kelime kullanımında minimum ve maksimum sınırlar vardır. Ancak ve ancak sınırlarınızı bilerek, doğru anahtar kelime kullanımı yöntemini tercih etmeniz içeriğinizin kalitesini artırabilir. Örneğin temel anahtar kelimenizin içeriğinizin başlığında ve başlıktan sonraki ilk 300 kelime içerisinde geçmesini minimum sınır almak akıllıca bir yaklaşımdır. Ana anahtar kelimeniz teknik bir nedenden dolayı birinci düzey başlıkta olduğu gibi geçemiyorsa en azından ikinci düzey başlıkta olduğu gibi geçtiğinden emin olmalısınız.

İzleyen adımlarda ana anahtar kelimenizin varyasyonları ve yan anahtar kelimelerinizin yoğunluğu ile maksimum sınırı aşmamaya dikkat etmelisiniz. Genel geçer bir yargı olarak anahtar kelime yoğunluğunun, yani anahtar kelime kullanım sayınızın toplam kelime sayınıza oranının, %1 ile %3 arasında olmasının optimum olduğu kabul edilir. Ancak burada sihirli bir kural olmadığını belirtmek gerekir. Blog içerikleri için 1000 kelime ortalama önerilen miktar iken, 1500-2000 kelime arası uzunluğa sahip yazıların arama motorlarınca daha değerli görüldüğü varsayılır. Ancak burada altı çizilmek istenen temel meseleyi iyi kavramak gerek. Bu rakamlar ile belirtilmek istenen şey; “Ne kadar fazla bilgi verirseniz, okuyucuya o kadar değer verdiğinizi anlarız.” konusudur. Yani uzun içerikler ile fazla bilgi verilmesi ve okuyucunun aydınlatılması beklenir. Aynı konu hakkında, aynı cümleleri ve aynı anahtar kelimeleri evire çevire kullanarak arama motorlarını aldatmaya çalışmanın faydası yerine zararı olur.

Bu nedenle doğru sınırlar öncelikle içeriğinizin konusuna, daha sonra uzmanlığınıza ve hedef okuyucu kitlenizi tanıma yeteneğinize bağlıdır. Sağlık sektöründe üretilen bir içerik ile moda sektöründe üretilen bir içeriğin yapısı ne kadar farklı olabilir ise, bu rakamlar da o kadar değişkenlik gösterebilir. Robot gibi bir mekaniğe ve papağan gibi bir üsluba sahip olmayan bir içerik hedefleyerek maksimum limitinizin ne olması gerektiği sorusunun cevabını bulabilirsiniz.

Eyvah, Google Sizi Denetliyor

Google, Arama Kalitesi Değerlendirici Rehberi’ni (Search Quality Evaluator Guidelines) son olarak içinde bulunduğumuz 2019’un Mayıs ayında, yani yalnızca birkaç ay önce güncelledi. Bir önceki versiyona kıyasla ciddi bir değişiklik yapılmamış olsa da güncel versiyonda yazar reputasyonu konusunun altı bir kere daha çizilmiş oldu.

Google kalitesiz, yetersiz, spam içeren, terk edilmiş, kopya içeriğe sahip, anahtar kelime doldurmak amacı ile kurulmuş ve itibarsız sayfaların belirlenmesi amacı ile dünya genelinde on binlerce arama kalitesi değerlendiricisi ile birlikte çalışmakta. İlk kez duyanlar için, Arama Kalitesi Değerlendiricileri Google’a geri bildirimde bulunan ve internette arama yaparak sayfa derecelendirmeleri yapmakla görevli bireylerdir. Robot değil, gerçek insanlardır. Web sitelerini teknik SEO bağlamında incelemekten ziyade, gerçek bir kullanıcı olarak içerik değerlendirmeleri yaparak kalite derecelendirmesi gerçekleştirirler. Kısacası, Google tarafından yayınlanan rehberi baz alarak sayfa kalitesi değerlendirmeleri yapan bu bireyler içerikleriniz için bağımsız denetçiler olarak çalışırlar.

Arama Kalitesi Değerlendirici Rehberi’ne Göre Ne Yapmalı?

Teknik SEO analizi kısmı ile ilgilenmeden yalnızca içerik ve kullanıcı deneyimi üzerine yoğunlaşan denetleyicilerden iyi not alabilmek için pek çok faktöre dikkat etmek gerekiyor. Rehberde özellikle yazar reputasyonunun ve uzmanlığının önemi, sayfa otoritesinin kıymeti, sayfanın güvenilirliği ve kaliteli temel içerik konularının altı çiziliyor. Kısaca, sayfanın yetkinliği ile ilgili, doğru bilgi sağlayan ve kaliteli içeriğin, uzman bir yazar tarafından üretilmiş olması yüksek puan anlamına geliyor.

Bu nedenle derme çatma bilgiler ile bezenmiş, birkaç örnek sayfadan alıntılar yaparak oluşturulmuş bir içeriğin verimli olmayacağını unutmamalısınız. İyi bildiğiniz bir konu hakkında içerik üretmeniz hem sonuç almanızı hem de arama motorlarında iyi bir yazar reputasyonuna sahip olmanızı ve içerik kalitenizin sürekliliğini sağlayacaktır. Alanınızda otorite olmak ve güvenilir sayılmak için uzmanlığa ve bu uzmanlığınızı arama motoruna kanıtlayacak kendi reklam çalışmalarınıza ihtiyacınız olduğunu unutmayın. Yazar kimliğinin olumlu katkıları için ise mümkünse içeriklerin künye bilgisi içermesine dikkat edin.

Güvenilir bir geçmişe sahip, kaliteli web sitelerinde biyografisi yer alan yazarlar tarafından oluşturulan içeriklerin iyi sıralamalar elde etmesi çok daha olası. Yazar reputasyonu yüksek, geçmiş etkileşimleri olumlu yazarlar tarafından oluşturulan içeriklerin yüksek sıralamalarda tercih edilme olasılığı daha yüksek. Alanında uzman olmayan ve hiçbir dijital platformda (sosyal medya etkileşimleri dahil) ayak izi bulunmayan yazarlar tarafından oluşturulan içerikler ise arama motorlarınca fazla tercih edilmiyor.

Cevabını Bildiğiniz Sorular Sormayı Unutmayın

Soru cümlesi içersin içermesin temelde tüm içerikler belli bir sorunun cevabı olarak oluşturulur. Kimi zaman soru başlıkları kullanmıyor olsak da alt metinde “bu konu hakkında ne düşünüyorum” sorusunun cevabı olarak özgün blog içerikleri oluştururuz. Kimi zaman ise direkt soru cümleleri ile oluşturulan ne/nasıl içerikleri ile karşılaşırız.

Artık web içeriklerinizde soru cevaplamak sandığınızdan çok daha kıymetli. Özellikle akıllı cihazlar ile sesli komut sistemlerinin yaygınlaşmış olması gerçek kullanıcıların tam soru cümleleri ile yaptığı aramaların hacmini artırdı. Buna bir de Google’ın yapay zeka robotu RankBrain’in insansı aramalar yapmayı geliştirmesi ve gün içerisinde yaptığı milyarlarca arama sonucu elde ettiği verileri en önemli sıralama faktörleri arasına yerleştirmesi eklenince soru cevaplayan içeriklerin önemi katlanarak büyüdü.

Özetle, kendinizi internet kullanıcısı yerine koyarak önemli soruları bulmanızın ve kullanıcıya doğru bilgi veren, etkin ve sonuca yönelik problem çözümü içerecek içerikler oluşturmanızın hem arama motorlarındaki itibarınızı hem de içerik değerinizi artıracağını unutmamalısınız.

Kendinizin Editörü Olun

İnce eleyip sık dokudunuz ve yazınızı bitirdiniz. İşiniz bitmedi. İçeriğinizi yayınlamadan önce kendi editörlüğünüzü yapmalısınız. Yazınızı tekrar tekrar okuyun. Gerekirse çevrimiçi ya da çevrimdışı metin editörleri kullanarak imla ve noktalama hatalarınızı kontrol edin. İçeriğinizi düzenleyin ve kolay okunur, akıcı bir içeriğe sahip olduğunuzdan emin olana dek yayınlamayı erteleyin. Özellikle fazla alt başlık içeren uzun blog içeriklerinde içindekiler tablosu kullanmanın faydasından yararlanmayı unutmayın.

İçindekiler Tablosu Kullanmak Ne İşe Yarar?

Web sitenizde oluşturduğunuz içeriklerin temel amacı okuyuculara ulaşmak ve gerçek bir etkileşime sahip olmaktır. O halde buraya kadar hep anlattığımız üzere bu amaca ulaşmak için yapacağınız tüm işlemlerin arka planında kendinizi internet kullanıcılarının yerine koymanız ve ürettikleriniz ile kullanıcılar arasındaki etkileşimi tahmin edebiliyor olmanız gerekir.

Daha önce yayınladığımız “2019’un SEO Trendleri Nelerdir?” başlıklı yazımızda da belirttiğimiz gibi bugünün internet kullanıcılarının en göze çarpan özelliği hız tutkuları. Kullanıcılar herhangi bir içerikle karşılaştığında derinlemesine odaklanıp içeriğin tamamına göz atmaya karar vermeden önce içeriğe ayıracağı vakit ile neler elde edeceği hakkında bilgi sahibi olmak istiyor.

İyi bir başlık seçimi içeriğinizin genel hatları ile ilgili elbette bilgi verecektir. Ancak detaylı ve kaliteli bir içerik kendi alt başlıklarına sahip olacağından ve her yazının iskeleti yazarın özgür kalemini taşıyacağından dolayı alt başlıklar ile ilgili bilgi verilmesi okuyucuya yardımcı olması açısından çok önemlidir. Bu nedenle başlangıçta yazınıza ekleyeceğiniz içindekiler tablosu blog kalitenizi artıran çok etkili bir yöntemdir.

Yazının hiçbir aşamasında sizlere özgün içerik oluşturmanız gerektiği önerisini vermedik. Çünkü dijital pazarlama ile ilgili uzmanlığınız olsun ya da olmasın sizlerin telif hakkının anlamını bilen, etik değerlere sahip birer internet kullanıcısı olduğunuzu düşünüyoruz.

Markanızın dijital kimliğini doğru ve etkin bir biçimde yansıtacak içerik hizmetlerimiz ile ilgili bilgi almak ve her türlü sorunuz için hemen bizimle iletişime geçin.

Okuyucu Puanımız
[Total: 1 Average: 5]

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

eleven − eleven =